Petrol-İş’den "Marketing" Destekli Sendikacılık
03 Şubat 2010 - Nedim Akay
Petrol-İş’den "Marketing" Destekli Sendikacılık
03 Şubat 2010 - Nedim Akay
Petrol-iş sendikasının yürüttüğü “Sendikalı ol” kampanyası ile sabah saat 05:30’de donatılmış araçlarla fabrika civarlarında başlatılan bilgilendirme çalışmaları, bilboardlar, reklamlar ile desteklenerek sendikalı olmak meşruluk kazanıyor.
Petrol-iş sendikası ülkemizde örgütlenme kültürünü yeniden yaratmak ve sendikalı olmanın gereklerini anlatmak üzere bir dizi tanıtım ve iletişim kampanyası başlattı.
Profesyonel ajansların da desteğini alarak gerçekleşen ve ilk olarak Düzce’de 1,500 kişilik bir işyeri için başlayan kampanya çerçevesinde; bilbord, iç mekân afişleri, pankartlar, broşürler, bildiriler, çıkartmalar, televizyon ve radyo spotları, gazete reklamları, tişörtler ve bir kampanya web sitesi oluşturuldu. Ayrıca, sinema sektöründen tanınmış oyuncular kampanyayla ilgili televizyon filmlerinin yapımına katıldılar.
Ana tema “Sendikalı ol!” idi.
Kampanya malzemelerinde kullanılan ana sloganlar ise şöyleydi: “Sendika gücündür”, “Sendika hakkındır”, “Sendika gelecektir” ve “Sendika dayanışmadır”.
Başarı üzerine kampanya 16 Ocak tarihinden itibaren Bursa ve Gebze’ye genişletildi.
Sendikalı olmak kültür meselesi
Sendikalı olmak bir kültür meselesi.
Kaçımızın babası ya da bir akrabası sendikalı ?İşçi olduğunu kabul edebilen kaç tane beyaz yakalı var ?
“Örgütlenme” kelimesini duyduğunda rahatsız olmayan var mı ? Örgütlü olmanın demokratikleşme için en temel adım olduğunun kimler farkında ?
Petrol-İş sendikası, yerel sorunlara duyarlı bir yaklaşımla, halkı sendikalar için bilinçli hale getirecek ve sendikaya olan ilgiyi artıracak özgün bir kampanya çalışmasına imza attı.
12 Eylül'ün kalıcı izlerini en fazla taşıyan yasanın “Sendikalar yasası” olduğunu belirten Petrol-İş sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın,toplumun gerçeğinden hareketle bir ilk’i gerçekleştiriyor ve “Sendikalı olmaktan korkma” diyor.
Mesajlarının sadece işyerlerindeki örgütsüz işçilere değil, onların ailelerine ve yaşadıkları yerel topluma ulaştırmayı da amaçladıklarını belirten Öztaşkın, “düşünsel anlamda sendikaya bakışın değişmesi gerekir. Sendikalı olmak sadece çalışma hayatının ekonomik şikayetlerine çözüm olarak görünmemeli, bilinmemeli. Sendikalı olmak yaşadığımız çevreye, topluma ve toplum içerisinde gelişen her türlü konuya karşı bir duyarlılık sergileyebilmektir” diye ifade ediyor.
Petrol-İş’de durmak yok!
Petrol-iş sendikasının yürüttüğü “Sendikalı ol” kampanyası ile sabah saat 05:30’de donatılmış araçlarla fabrika civarlarında başlatılan bilgilendirme çalışmaları, bilboardlar, reklamlar ile destekleniyor. Bildiriyi eline alan işçi, bilboard ve reklamlarda ellerindekilerden farklı olmayan bilgilerle sendikalı olmanın meşruluğunu keşfediyor.
Genel başkan Mustafa Öztaşkın, Düzce’de başlatılan ve diğer bölgelere genişletilen kampanyaya devam edeceklerini belirtiyor. İzmir Kemalpaşa ve Gaziantep sıradaki diğer kampanya bölgeleri.
Özgün kampanya desteklenmeli
Sendikalı çalışan sayısının %60’lerden %7.5’lere düşmesinin sebepleri salt 12 Eylül yasalarına dayandırılmamalı ve sendikalar bunda kendi başarısızlıklarını da görerek yeni politikalar üretebilmeli. Sendikacılık, küreselleşmenin silahlarından korkmamalı. Pazarlama’yı bir araç olarak kullanmalı ve örgütlenme modellerini pazarlama stratejileri ile besleyebilmeli. Koltuk stratejisi yerini geleceğe başarı olarak imza atacak adımlar ile değiştirilmeli. Sendikalar kendilerini konfederasyonlara, konfederasyonlar da kendilerini siyasilere değil, halka sevdirmeli.
Türkiye’de sendikacılığın bitişini izlemek yerini örgütleme için, sendikalı olmak için “Güven kazanma” seferberliği başlatılmalı ve Petrol-İş sendikasının dünya’da benzeri olmayan bu özgün pazarlama yöntemi desteklenmeli, genişletilmeli ve genel kampanyaya dönüşebilmeli.


