İşçisini kapı önüne koyan patron EMO şube başkan adayı!
10 Şubat 2010 - Nedim Akay
İşçisini kapı önüne koyan patron EMO şube başkan adayı!
10 Şubat 2010 - Nedim Akay
Gülistan Kobatan Entes çalışanı iken 16 Mayıs 2009 tarihinde kriz bahanesi ile kendisini kapının önünde buldu ve 271 gündür tek başına yorulmadan, bıkmadan, usanmadan haklı davasını sürdürmekte.
Haklılığı mahkemece de ispatlanan Gülistan’ı işten çıkaran patronu Ahmet Tarık Uzankaya ise “devrimci, demokrat ve emekçi” grubu adı altında EMO İstanbul şube başkanlığına adaylığını koydu. Bunun üzerine Gülistan, özellikle 20 Şubat tarihinde oy kullanacak EMO İstanbul üyeleri ile paylaşmak üzere EMO önünde kendisini destekleyen emek grupları ile birlikte bir eylem gerçekleştirdi.Gülistan yazılı açıklamasında;
Entes patronu nezdinde işçi sınıfının haklarını gasp eden tüm patron mühendislerin EMO’nun geleceğini belirleyecek seçimlere katılmasını protesto etmek için seçimin yapıldığı EMO binası önünde yerimizi aldık. Toplumcu Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları ve OSB-İMES işçileri Derneği'nin bu konu ile yapmış olduğu açıklamaların yer aldığı bildirilerimizin dağıtımını yaptık. “Burada dağıtamazsınız” diyerek dağıtıma müdahale edilmek istendi fakat dağıtımımıza devam ettik.
Ahmet Tarık Uzunkaya’nın aday gösterildiği ve “sarı liste” diye adlandırılan listede adaylar kendilerini “Devrimci Demokrat Mühendisler” diye nitelendiriyorlar. 269 gündür süren Entes direnişinin sorumlusu olan Entes patronu Ahmet Tarık Uzunkaya’nın yaptığı işçi düşmanlığını tamamen meşru görüyorlar. Yetmezmiş gibi kendilerine yakışmayan “Devrimci” kelimesinin içini boşaltmaya ve devrimciliği sınıfsal temellerden uzaklaştırmaya çalışıyorlar.
- Ahmet Tarık Uzunkaya işçi çalıştıran ve sermayenin kullandığı sebeplere dayanarak işçi çıkarmakta olan bir kişidir. Gülistan Kobatan’ın kazanmış olduğu işe iade davasının sonucunda da görüleceği gibi, sermayenin yasaları çerçevesinde bile haklı oldukları bir yan ortaya çıkmamıştır.
- Ahmet Tarık Uzunkaya Dudullu Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü isimli sermayenin çıkarlarına göre hareket eden bir kurumun yönetim kurulu üyesidir.
- Bunları bir işçinin yapmak zorunda olduğu gibi, emeğini satmaktan başka çaresi olmadığı için yapmıyor. O bir patron. Kendi sermayesi ve sermaye sınıfının çıkarları uğruna bir tercih yapan ve buna göre yaşam süren bir kişidir.
Şimdi bir kişi uzlaşmaz çelişkilerle birbiriyle savaş içinde olan iki sınıfa aynı anda dahil olabilir mi? Bir kişi aynı anda hem sermayenin hem de işçi sınıfının çıkarlarını savunabilir mi? Bu soruları öncelikle kendine devrimci, demokrat ve emekçi diyen kesimlerin düşünmesi gerektiğini düşünüyoruz.
“Bu noktaların bilinmesi ve emek kurumlarımızı böyle kişilerden korumamız öncelikle bizlerin görevidir. Bizler bu bilgileri, hiçbir kişi ve grubun değil, tamamen işçi sınıfının çıkarlarını gözeterek paylaşıyoruz. Ve son olarak tüm emekçi dostlarımızı, sınıf kardeşlerimizi buna göre davranmaya davet ediyoruz” açıklamasında bulundu.


