16 Eylül 2009
Soykırımın Teknolojisi
Sarp KAYA / This e-mail address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it
IBM ‘de sendika temsilcisi olarak çalışırken işten çıkarılan Nedim Akay, Yeni Harman dergisi için Naziler ile IBM bağlantısını ele alan “Kapitalizm, Kan ve IBM” başlıklı bir inceleme yazısı yazdı. Teknoloji yardımı olmadan 12 Milyon kişinin yok edilemeyeceğine işaret eden bu ilginç yazı hakkında kendisi ile sıcağı sıcağını bir röportaj yaptık....
Soru: Yazının içeriğine geçmeden önce eski çalıştığınız yer hakkında neden böyle bir araştırma yapma ihtiyacı hissettiniz? Açıkça soracak olursam şirketinizle hesaplaşmak mı istediniz?
NA: Öncelikle teşekkür ederim. Bu soru bana eski çevremden de geliyor. Ama inanın ilk yola çıkarken tek bir amacım vardı. Bildiğiniz gibi IBM’e karşı iki senedir sendika mücadelesi yapıyoruz. Abuk, subuk itirazlarla yasalardaki boşluklardan yararlanan IBM sendikalaşmayı yok etmeye çalışıyor. Halbuki, ben çok iyimserdim. IBM itiraz etmeyecek, sorunun dışarıya yansıtmadan, IBM içerisinde çözülmesi için gerekli adımı atacak dedim. Avrupa’da ve kendi anavatanı ABD’de sendikalı çalışanı olan bir şirket, hiçbir ekonomik stratejisi olmayan bir ülkede sendika ile didişerek imajını yıkmaz dedim. Ama maalesef yanıldım. İşten çıkarıldıktan sonra IBM’in bizi neden bu kadar önemsediğini ve sendikalaşmamızı neden engellemeye çalıştığını öğrenmek için araştırma yapmaya başladım. Bence salt kapitalizm diyerek geçiştirilemeyecek bir konu bu. Bu nedenle şirketin tarihsel kökenine indim ve son derece ilginç kişilerle tanıştım, ilginç bilgiler öğrendim ve bu bilgilerin paylaşılması gerektiğine inandığım için de paylaştım.
Soru: Yazının kısa bir özetini sizin ağzınızdan dinleyebilir miyiz?
NA: Yazının temeli teknoloji desteği olmadan ikinci dünya savaşında 12 Milyon kişi katledilemezdi diyor ve bu teknolojiyi sadece IBM sağlayabiliyordu. Bu belki de normal görülebilir. Ama işin dramatik yanı, IBM’in o zamanki kurucusu ve başkanı Thomas Watson, bu gerçeği bildiği halde bu teknolojiyi Nazilere “outsource” ediyor. Sokaktaki insanlar Nazilerle işbirliği yapmayın diye bas bas bağırırken Watson birçok kez Almanya’ya gidiyor, projenin nasıl gerçekleştiğini bir fiil takip ediyor. Yani, Yahudilerin, Çingenelerin, eşcinsellerin ve diğer saf Alman olmayan ırkların bilgi bankasının oluşturulmasını yönetiyor.
Eğer bu listeler olmasaydı, eğer teknoloji bu listelerin hazırlanmasına olanak vermeseydi bu kadar insan katledilemezdi. Belki bölgesel nitelikte toplu katliamlar yapılırdı ama asla 378456 numaralı kişinin “eşcinsel olduğu, oturduğu yer, çalıştığı yer, arkadaşının ismi, annesinin oturduğu yer, özel zevkleri, vb bilgilere anında erişilebilmesi mümkün olamayacaktı.
Soru: Nazileri destekleyen ticari tek kurum IBM değil. Hatta bir sürü Yahudi şirket ve yöneticileri de destekleyenler arasında olduğu söyleniyor. Neden sadece IBM’i ele aldınız.
NA: Aslında ben sadece IBM’i ele almadım. Yazıyı hatırlayacak olursanız IBM’in savaş ekonomisi ile başlıyor ve savaş’ı destekleyen bir sürü ABD şirketinden bahsediyor. Hitler’e mal, ürün satan Yahudi şirketleri konusunda bir araştırmam olmadı, onun için bahsedemezdim. Ama yanılmıyorsam adı Wilson idi, o dönemki ABD Almanya elçisinin bir mektubunu yazıya koydum. Faşizm burada ve bizim şirketlerimiz faşizm’i finanse ediyor diyor mektubunda. Zaten en başta ABD nin kendisi suçlu. Soykırımın en alasını burada ABD desteklemiş, yap(tır)mış. Ama konu yazım sadece bir makale ve araştırmam IBM temelli bir araştırma ve aynı zamanda bir bilişimci olarak “soykırımın otomasyonunu” ele aldım.
Soru: Yazıda bir de IBM’in Türkiye bağlantısından bahsetmişsiniz. Kısaca bahseder misiniz?
NA: Aslında bu kısım çok sığ kaldı. Çünkü hem zamansal olara ve hem de bilgi erişimi açısından yetersiz kaldım. Son derece enteresan tarihsel buluşmalar yaşanıyor. Türkiye’nin savaş’a tarafsız olması, Watson’un 1937’de Türkiye’yi ziyareti, görüştüğü kişiler, 11 Kasım 1938 yılında(tam da Atatürk’ün ölümünden sonra) IBM’ın kurulması, Watson’ın Türkiye’de iş ortağı... Orhan Pamuk’un babası Gündüz Pamuk’un IBM Fransa’da çalışmış olması ve IBM Fransa’nın savaş sırasında Almanya-ABD koordinasyonunun merkezi olması... 1954 yılında Gündüz Pamuk’un ilk Türk Genel Müdür olarak IBM Türkiye’nin Genel Müdürü olarak atanması... Umarım bunları birisi irdeler...
Soru: Yazıyı yazarken hangi kaynalardan yararlandınız
NA: Derleme dışında yazıya hiçbir kişisel katkım olmadığını söyleyebilirim. Konuyla ilgili çokça yapılmış yabancı kaynalı araştırmalar var ve ben bunlardan yararlandım. Maalesef, Türkçe yayınlanmış hiçbir bilgiye rastlamadım. Bilgileri en başta Edwin Black olmak üzere, Chomsky, Michael Moore ve sayısız Internet kaynağını araştırarak oluşturdum. Yaklaşık 100 yıllık tarihsel süreci bir konu etrafında öğrenmeye çalıştım.
Soru: Yazınızı genişletmeyi düşünüyor musunuz?
NA: Kesinlikle evet. Ancak, tek başıma sağlıklı ilerleyemeyeceğimi düşünüyorum ve bu yüzden tarihçilerden yardım almayı umut ediyorum.


