19 Ağustos 2009 / Nedim Akay
Geçen hafta açıklanan üniversite sınav sonuçları ile eğitim’de fırsat eşitsizliğinin acımasızlığı bir kez daha gözler önüne serdi. En az geçmiş istatistikler kadar adaletsiz olan sonuçlara göre; devlet okullarında yetişen öğrencilerin sadece %10’u(750,000 devlet okulu mezununun sadece 110,000’i) üniversitelerin bir lisans programına yerleştirilmeye hak kazanırken, özel okullardan sınav’a giren öğrencilerde bu oran %65 seviyelerinde.
Artık kanıksadığımız bu sonuçlar, 1980 sonrasında devlet desteği ile yeni rant kapısı olarak şekillendirilen özel okul ve dershane sektörünün yarattığı adaletsiz eğitim sisteminin sonuçlarından başka bir şey değil. Devlet okulları için bulunamayan kaynaklar bu dönemde özel sektöre kolaylıkla aktarıldı. Kar amacı güden özel sektör toplumun küçük bir kesimine hitap ederken, toplumun büyük ve yoksul olan kısmına da eğitim cemaatler aracılığıyla götürülmeye başlandı. Bugünkü AKP’nin çok fazla radikal değişiklik yapmasına da gerek bırakmayan bu atılımlar, bir devlet politikası olarak MSP’li Turgut Özal ile birlikte başlayıp; yarattığı mağdur’lar da, rantçılar da katlanarak günümüze kad geldi.
Devletin özel okul ve dershanelere yapmış olduğu bu doğrudan desteğin yanında esas olarak dolaylı desteği çok daha önemlidir. Orta öğretimde ve ÖSS sisteminde yapılan sürekli sistem değişiklikleri, öğretmen alımlarının sürekli ertelenmesi ya da ihtiyacı karşılayacak düzeyde öğretmen alınmaması, devlet okullarına hiçbir şekilde yatırım yapılmaması gibi daha bir çok dolaylı destek sayılabilir.



Ağustos 2009