Denizaşırı çalışan gurbetçi BeyazYakalı’larda durum! 30.09.2009 / Cüneyt Göksu
Ülkesi dışında çalışıp, gönderdiği havaleler ile ailesini geçindiren milyonlarca insan var dünyada. Bunların çoğunluğu özellikle Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde çalışıp, Asya ülklerinde yaşayan ailelerine para gönderiyorlar. Bu Asya ülkelerinden başlıcaları Pakistan, Bengladeş ve Filipinler. Bu ülke vatandaşları ülkelerinde iş olmadığından, özellikle Orta Doğu ve Körfez Ülkelerinde “ne iş olsa” yapar durumdalar. Göstergelere göre kriz ortamında bile bu Asya Ülkelerine yapılan havale miktarı ve toplam tutarlarda artış devam ediyor. Yani bu emekçiler pek krizden etkilenmemiş gibi. Bunun bir nedeni vasıfsız işlerde çalışmalarından dolayı. Fakat Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Polonya gibi ülkelere yapılan havale miktarlarına bakıldığında düşüş var. Çünkü bu ülke vatandaşları, diğerlerine göre “beyazyakalı” sayılabilecek işlerde çalışıyorlar, mühendislik, ofis işleri, inşaat vb. bu durumda da işlerini kaybedip ülkelerine dönüyorlar. Diğer acı çeken ülke vatandaşları Fas ve Meksika… Fas’lılar çoğunlukla İspanya’da, Meksika’lılarda ABD’de ki işlerini kaybedip ülkelerine dönmekte. Filipin ve Bengladeş hükümetleri dışarıda çalışanların geri gönderilmemesi için vatandaşlarının daha ucuza çalışmalarını bile göze almış ve onların adına Körfez Ülkeleri ile “paket anlaşmalar” yapmaktalar. Bu yaklaşım öyle tutulmuş ki Romanya, Sudan ve Cezayir’den bile bu “ucuzuz, ne iş olsa yaparız” insanlarına büyük talep var! Bu iş yaratma gibi gözüken durum aslında tam anlamıyla “modern kölelik”.Eskiden batı veya zenginler, Afrika’ya gidip siyahları zorla alıkoyup köle yaparlardı. Şimdi bunu daha “uygarlık ve modernite” şapkası altında, adamları ihale yöntemiyle kiralayıp işlerini görüyorlar. Ne dünya ama!
|
İnsana Yakışır Çalışma için Küresel Eylem Türkiye'de, Küresel Sendikalar Konseyi'nin Çalışma İlişkileri Grubu, ülkedeki sendikal örgütlerle birlikte, Dünya Bankası ile Uluslararası Para Fonu'nun 6-7 Ekim'de İstanbul'da yapılacak yıllık toplantısı sırasında etkinlikler düzenleyecek. 30.09.2009 / Nedim Akay ICEM(Uluslararası Kimya, Enerji, Maden ve Genel İşçi Sendikaları Federasyonu) insana yakışır çalışma ortamının kurulması için Küresel Eylem Günü olarak belirlenen 7 Ekim günü etkinlikler düzenleyecek. ICEM, işçi hakları, iş yaşamında eşitlik, sağlığı, güvenliği ve çevreyi koruma standartlarının dünya ölçeğinde en yüksek düzeye çıkarılması gibi alanlarda çok uluslu şirketlerle küresel sözleşmeler bağıtlanması ve bu sözleşmeleri izleyerek sendikaların zayıf olduğu veya bulunmadığı ülkelerde sendikal örgütlerin güçlendirilmesine çalışmakta. Özellikle küresel şirketlerde sendika temsilcilerinin ağ kurmasını sağlamak, uyuşmazlıklar sırasında üye sendikalara verilen dayanışma ve desteği koordine etmek ve sendika kadrolarının eğitilmesine de yardımcı olmakta. Program çerçevesinde Türkiye Küresel Sendikalar Konseyi'nin Çalışma İlişkileri Grubu, ülkedeki sendikal örgütlerle birlikte, Dünya Bankası ile Uluslararası Para Fonu'nun 6-7 Ekim'de İstanbul'da yapılacak yıllık toplantısı sırasında etkinlikler düzenleyecek. Hedef Tayland ve Türkiye 20 milyon üyeli ICEM, taşeron işçiliği kampanyası çerçevesinde, bu yıl küresel eylem günü gündeminde Tayland ve Türkiye Var.
Read more...
Venezuella Türkiye İle Buluşuyor! 
İki ülkenin samimi insanlarını tanıştırmak ve kaynaştırmak istiyorum. Bu güzel insanlar birbirlerini sadece medyadaki görüntüleri ile tanımamalı, gerçek ve güzel yüzlerini birbirlerine göstermeli - Jose Gregoria Bracho Reyes, Venezüella’nın Türkiye Başkonsolosu 30.09.2009 / Nedim Akay Venezüella Bolivya Cumhuriyeti Başkonsolosluğu, açılışının Birinci yıldönümü ve Venezüella'nın bağımsızlık bildirgesinin 199. yılı vesilesiyle Ekim ayı boyunca politika, sanat ve kültür ile dolu konferanslar ve zengin etkinlikler düzenliyor. Resim sergisi, film haftası, gastronomi haftası gibi Venezüella toplumunu yakından tanıtılmasının ülkelerin yakınlaşması için önemine değinen Başkonsolos Reyes, “iki ülkenin samimi insanlarını tanıştırmak ve kaynaştırmak istiyorum. Bu güzel insanlar birbirlerini sadece medyadaki görüntüleri ile tanımamalı, gerçek ve güzel yüzlerini birbirlerine göstermeli” diyerek herkesi etkinliklere davet ediyor. Latin Amerika’nın Türkiye’de ilk Başkonsolosluğunu geçtiğimiz yıl açan Venezüella, ülkenin birçok tanınmış isimlerini bu etkinlikler çerçevesinde ülkemize getiriyor. Prof. Dr. Miquel Izard ile aynı zamanda yine ülkemizde gerçekleştirilecek olan Latin Amerika ve Karayip Forumuna (TASAM – www.tasam.org) katılacak olan Prof. Dr. Mazhar Al Shereidah ve Emilio Esteban Mosonyi etkinlik katılımcılardan bazıları. Irak kökenli olup, yaklaşık kırk yıl boyunca Venezüella’da yaşayan Prof. Dr. Shereidah, Venezüella Petrol yasasının kaleme alınmasında emeği geçen birisi. BİR DEĞİŞİMİN HİKAYESİ Dünyanın en fazla petrol zenginliğine sahip 6. ülkesi olan Venezüella, bu zenginliğinden istifade edememiş; ülke nüfusunun çok büyük kısmı uluslararası yoksulluk sınırında altında kalarak, dünyanın en fazla yoksul insanının yaşadığı ülkeler arasında yer almış. 1997 yılında iktidara gelen Chavez’in son On yıldır uyguladığı yoğun yoksullukla mücadele programları sayesinde,
Read more...
|
23 Eylül 2009 BİLİMSELLİK Mİ? KADERCİLİK Mİ? CÜNEYT GÖKSU KONUMUZ sel bu defa. Çünkü yaşananlar sadece beyaz yakalıları değil, yakalı yakasız herkesi ilgilendirmekte. Yağmur yağdı, sel geldi, 30’dan fazla insan öldü. Bu doğa olayının afete dönüşmesinde, olayın kısa zamandaki ani ve büyük etkisi k adar, organize olmaktan ve bilimsellikten uzak toplumsal yaşayış düzenimizin etkisi kocaman! RTE’nin hamleleri sonucu, TÜBİTAK’tan uzaklaş(tırıl)an Cemal Hoca 3 Eylül’deki yazışma grubunda yazdıklarıyla, 8 Eylül’de olacakları uyardı. Bilimsellik der ki, Cemal Hoca bunu tahmin ediyorsa, Meteroloji olacakları haydi haydi bilir! Gelelim dünyanın başka bir yerine; Küba’ya!
Read more...
23 Eylül 2009
Sel'den Arta Kalanlar
NEDİM AKAY
Meteoroloji uyarıyor, ”Sel geliyor”. Felaketten bir gün önce Bandırma’da İstanbul’a yağandan çok daha fazla bir yağış var, “Geliyorum İstanbul, karşıla beni” diye bağırıyor. Yetkililer ise önlem yerine topu vatandaşlara atıyor: HAZIRLIKLI OLUN!.. 32 kişi yağmur suyunda boğularak öldü. Medya çarpıcı görüntülerle üç dört gün boyunca olayı aktardı. Arkasından önce milli maç, Avrupa kupası ve ardından Münevver Karabulut’un katilinin teslim olması ile bir felaket daha unutuldu. Meteoroloji 7 Eylül Pazartesi günü saat 18:27’de, “Hafta genelinde Edirne'den Erzurum’a kadar sağanak yağmur olacak, ülke genelinde su baskınlarına karşı tedbirli olunmalı diye uyarıyor. Meteoroloji 8 Eylül Salı saat 12:18’de, Kente şimdiye kadar düşen yağış miktarının oldukça yüksek ve yağışların yarın daha da yoğunlaşacağını duyurarak, 'Vatandaşların su baskınlarına karşı dikkatli olmalarını istiyoruz'' diyor. Meteoroloji uyarısını vatandaş’a yaptığından olsa gerek, yetkililer uyarıları dikkate almamış ve hiçbir önlem ve hazırlık yapmadan felaketin gerçekleşmesini beklemişler. İş böyle olunca Kadir Topbaş’ın dediği gibi suçlu, sorumlu “doğayı hoyratça kullanan insanoğlu” oluyor.
NE İŞ YAPARLAR? Devlet neden var? Madem insanoğlu işine geldiği gibi doğayı hoyratça kullanma hakkına sahip, Topbaş neden var?
Read more...
|
|
|
|
|
|
Page 1 of 3 |